Halil Gündoğan
24.09.2026
Kapitalizmin yapısal
özelliği
Kapitalizm, “vahşi kapitalizm” olarak tanımlandığı o en aç gözlü barbarlık döneminde de gelişiminin artık adeta tepe noktasına ulaştığı 21. Yy.’ın şu ilk çeyreğinde de hep daha fazla kâr dürtüsüyle hareket etmekte. Bu “kutsal amaca” ulaşmak için maddi ve manevi boyutuyla insanı da yeraltı ve yer üstü kaynaklarıyla doğayı da en son kertesine değin, yani yıkıma uğratırcasına sömürmeyi ve suiistimal etmeyi, kendisinin temel varlık koşulu saymakta. Bu, kuşku yok ki onun karakteristik yapısal özelliğidir de. Ve ilginç bir döngüdür: Üretim tekniği ve araçlarındaki gelişmeye koşut olarak üretim kapasitesi ve sermayesi katlanarak mislince büyüyor olmasına rağmen, normal de biraz daha “vicdanlı” bir doygun dinginlik sürecine girmesi, keza ücretli kesimlerin, toplumsal artı değerden daha fazla, ya da görece daha “adil” pay alması gerekirken; fakat maalesef emekçi kesimler ve doğa giderek daha fazla yıkıma maruz kalıyor. Yani insanlık ve doğa, doygunluk hissi olmayan, histerik bir “akıl tutulmasıyla” daha fazla kâr dürtüsüne kilitli, ahtapot misali bir garip canavar olgusuyla karşı karşıya.









