Halil Gündoğan
27.05.2026
1971 devrimci çıkışı, solun o elli yıllık pasifist-edilgen ve alttan alan duruşunu dinamitleyerek, kendisine has devrimci değerlerin oluşmasına zemin oluşturdu. Faşist devleti, onun işkenceci-eli kanlı sivil ve resmi aparatlarını, halka açıktan zulüm eden gerici yerel despotları, ihbarcı ve ajanları doğrudan hedefe koyan radikal devrimci bir tutumun gelişmesinin yolunu açtı. Çok bariz bir şekilde devrimci misilleme tarzıyla, devletin halk düşmanı eli kanlı resmi ve sivil görevlilerince işlenen suçların hesabını sorma tutumunu, devrimci adalet adına kurumsallaşmasının zeminini oluşturdu.
Bunun belki de en tipik ilk örneği bir fiil Kaypakkaya tarafından hayata
geçirilenidir. 31 Mayıs 1971 tarihinde Sinan Cemgil, Kadir Manga ve Alpaslan
Özdoğan Nurhak’ta pusuya düşürülerek katledildi. Bölgede faaliyet yürüten
Kaypakkaya bu katliamın bir ihbar sonucu gerçekleştirildiğini, ihbarcının da
yöre köylerden Kahyalı’nın muhtarı Mustafa Mordeniz olduğu bilgisine ulaşır.
Bunun üzerine bir grup arkadaşıyla birlikte gidip muhtarı alıp sorgusunu
yaptıktan sonra, ölümle cezalandırır ve cezasını da bizzat infaz eder.
Sonrası süreçte bu devrimci misilleme tutumu, silahlı radikal sol örgütlerin
adeta tamamı tarafından yaygın olarak sürdürüldü. Bu eylemlerden biri de 27 Mayıs
1980’de, MHP’li sivil faşistlerce katledilen Cihan Çelebi’nin elebaşı katiline
karşı TKP(ML) tarafından gerçekleştirilen misilleme eylemiydi.
Cihan yoldaşın katledilmesinde birinci dereceden rol alan kişi, MHP Sarıyer
ilçe başkanı olan azılı faşist Salih Akyıldız’dı. Partinin ilgili birimlerince bu
faşistin ölümle cezalandırılması kararı alınır. Alanın birinci derecen askeri
sorumlusu Proleter ile işçi komitesi üyesi Ünal Küçükbayrak bir gün Cihan
Çelebi yoldaşın ailesinin yaşadığı Kireçburnu Ömürtepe mahallesinde buluşur. Proleter’in
o anki niyeti, Salih Akyıldız hakkında verilen istihbaratı doğrulatmaktır.
Bunun için mahalleden birilerini yanına alarak keşif yapmak ister. Ünal hem
mahalleyi ve hem de kişiyi bildiğini söyleyerek, kendisini önerir. Proleter’in
itiraz edeceği bir durum yoktur, çünkü nihayetinde bir keşif yapacaklar.
İkisi de silahlıdır. O dönemler özellikle de kadrolar genellikle silahlı
olurlardı. Çünkü iti-miti yığınca düşman unsuru her an bir yerlerde önüne
dikilebilirdi… Verilen istihbarata göre Salih Akyıldız’ın evi, Tarabya polis
karakolunun yakınlarında bir yerdeymiş. Proleter bunu bir fiil gözlemlemek ve
bir eylem planı oluşturmak istemektedir.
Ömürtepe’den Tarabya’ya, ara yokuş bir yoldan inerler. Mahalleye daha yeni
girmişlerdi ki Ünal, karşıdan kendilerine doğru gelen kişinin Salih olduğunu
söyler. Proleter, Ünal’a emin olup olmadığını sorar. Yüzde yüz emin olduğunu ve
keza onun kendilerinden şüphelenebileceğini de hesaba katmaları gerektiğini söyler.
Bu durum karşısında Proleter’in bir karar vermesi gerekiyor: Ya karşıdakine
fırsat vermemek adına keşif eylemini cezalandırmanın o an gerçekleştirilmesine
çevirecek, ya da riski göze alarak yanından geçip gitmeyi deneyecekler. Riski
göze almanın geri dönüşü olmayan bir sonuç doğuracağını düşünerek, Ünal’a şimdi
bu eylemi gerçekleştirmenin çok daha isabetli olacağını söyler.
Kaybedecek zamanları yoktur. Çünkü ara mesafe kapanmak üzeredir… Ünal da
aynı fikirde olduğunu söyleyince, seri bir şekilde silahlarını çekip, halk
düşmanı eli kanlı katilin gövdesine intikam kurşunlarını saydırmaya başlarlar.
Salih feryatla yere yığılırken, Ünal ile Proleter’in geldikleri yoldan çok
seri bir şekilde geri çekilmeleri gerekiyor. Çünkü hem mahallenin faşistleri ve
hem de bir alt sokaktaki polis karakol güçleri kısa sürede orayı ablukaya alır.
Nitekim daha mahalleden yeni çıkmışlardır ki alt köşeden polis kurşunları
üzerlerine yağmaya başlar bile.
Bir taraftan korunmaya bir taraftan da hızlıca uzaklaşmaya çalışırlar.
Önlerindeki dik yokuşa dayandıklarında Ünal’ın hızı belirgin şekilde düşmeye
başlar. Aşırı derecede sigara içmekten kaynaklı olarak, bariz şekilde nefes sorunu
yaşıyor. Ama Proleter’in de motivasyonuyla, pes etmeyip, koşmaya devam ediyor.
Artık epeyce uzaklaşmış ve daha korunaklı bir araziye varmışlardır. Proleter’in
bir şey söylemesine fırsat vermeden: “Yoldaş sana söz veriyorum, an itibariyle
sigara hayatımda olmayacak artık” diyerek, o zorlu koşu etabının kendisine
aldırdığı kararı açıklar. Proleter temkinli bir iyimserlikle karşılar ve güzel
bir karar olduğunu söyler.
Yola devam ederek, bir süre sonra alanın tamamen dışına çıkarlar. Eylem
silahlarıyla yola devam etmek istemeyen Proleter’in istemiyle, yakınlarda olan
bir arkadaşın evine uğrayıp silahlarını bırakırlar. Sonra da bir minibüs
atlayıp bölgeden çıkarlar. Akşam haberlerini dinlemek için bir kahvehaneye
girerler. Yorgunluk çaylarını yudumlarken, bekledikleri haber verilir: MHP
Sarıyer ilçe başkanı Salih Akyıldız bugün öğleden sonra uğradığı silahlı
saldırı sonucu ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılmıştır. Saldırganlar
polisle de çatışarak izlerini kaybettirmişlerdir.
Proleter Cihan Çelebi ile doğrudan tanışmıyordu. Fakat mahallede “Kürt” olarak
tanınan ve çok da sevilen Ünal Küçükbayrak yoldaş Cihan ile doğrudan tanışıyor
ve çok da seviyordu. Bu yüzden kendisinin bu eylemde doğrudan yer almasına
itiraz etmediği için Proleter’e sarılıp teşekkür eder ve vedalaşarak ayrılırlar.
Bu vesileyle bu her iki değerli yoldaşımı bir kez daha saygıyla anıyorum.
