Halil Gündoğan
Haziran.2016
Basına yansıyan “sıradan/olağan” kısacık bir haber: “1983 yılı Nisan ayında Diyarbakır Cezaevi’nden tahliye edilen Cahide Karakaş, Kasımpaşa’daki evinde intihar ederek, yaşamına son verdi.” (Mealen)
Kötü ünlü 5 No’lu zindan cehennemi olarak bilinen Diyarbakır insan kıyım
merkezinden tahliye edilen bu genç kadının kendi yaşamına son vermiş olması,
maalesef ki kamuoyunda adeta ölü kayıtsızlığıyla karşılandı. Çok yakın eş-dost
çevresi ve bir-iki duyarlı aydın dışında kimselerin umurunda bile olmadı. Gerçi
dönem, 12 Eylül Askeri Faşist Diktatörlüğünün toplumun üzerine ölü toprağı
serdiği dönemdi de aynı zamanda. Dolayısıyla bizzat devlet terörünün kurbanı
olan yüzlerce ölüm gibi, Cahide’nin ölümü de sessiz bir çığlık olarak
atmosferde yitip gitti.









