ADB-İsrail-İran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ADB-İsrail-İran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Zorunlu “Ateş kes” molası

 


 

Halil Gündoğan

17.04.2026

 

Savaşın iki neden

İran’ın, başını ABD’nin çektiği emperyalist güç odaklarınca böylesine üst perdeden öncelikli hedef seçilmesinin iki esaslı nedeni söz konusu. Bunlardan birincisi, ABD başta olmak üzere Batı Avrupalı belli başlı emperyalist güçlerin (Tabii bu kapsamda NATO ve üyesi Türkiye’nin) ve İsrail’in ön gördükleri Orta Doğu’nun yeniden dizayn edilmesinde İran’ın arz ettiği kritik önemdir. İkincisiyse; bir bütün olarak başlaması artık tamam bir zamanlama meselesi haline gelmiş olan top yekûn dünya savaşında İran’ın, yine başını ABD’nin çektiği emperyalist güç odaklarının baş rakip olarak hedefe oturttukları Çin-Rusya blokunun kuşatılmasında arz ettiği stratejik önemdir.

 

İran ile ABD-İsrail arasındaki savaşta İran desteklenmeli midir?

 


Halil Gündoğan

14.04.2026

 

Özet genel yaklaşım

Bu savaşa ilişkin komünistlerin tavrının ne olması gerektiğine dair genel yaklaşımımı, farklı tarihlerde paylaştığım iki makalemde dile getirmiştim. Özetle; evet, İran emperyalist amaçlı bir saldırıya uğramıştır. Ve tabii ki kesinlikle buna karşı durulmalı ve şiddetle protesto edilmelidir. Keza elbette ki İran devletinin kendisini savunma hakkı vardır. Ve bu, tabii ki meşrudur da. Ancak bu haklı ve meşru olma durumu, biz komünistlere onun yanında saf tutma ve yurt savunması yapma görevi yüklemez. Tam aksine bu durum, günün görevi olarak komünistlere, saldırıya uğrama durumuna bakılmaksızın hem saldırgan dış güçlere ve hem de zorba yerli iktidara karşı, ulusal ve sosyal kurtuluşu hedefleyen bir iç savaşı organize ederek yürütme tarihi görevini yükler. Keza ilgili makalelerde neden böylesi bir tutum alınması gerektiği de yine özetle dile getirilmişti.

 

İran’a karşı saldırı savaşında Türk Devletinin pozisyonu

 

 

Halil Gündoğan

27.03.2026

 

Son yılarda bazı kesimlerce Türkiye’nin yeni bir eksen arayışında olduğu ifade edilmekte. Yani ABD’nin başını çektiği ve NATO’da somut ifadesini bulan “Batı ekseni” ile mesafeli durduğu, başını Çin-Rusya ikilisinin çektiği “Avrasya ekseni” ile flört ettiği ileri sürülmekte. Keza bazılarınca, Türkiye’nin bu iki ana eksen arasındaki gerilimden ve kendi jeopolitik konumunun sunduğu stratejik avantajlardan da yararlanarak, bir nevi, eksenler dışı, kendi başına bir güç ve denge odağı haline gelmiş olduğu da ileri sürülmekte.

 

ABD ve İsrail’in İran saldırısı

 


Halil Gündoğan

3.03.2026

 

Bilindiği üzere tipik bir şer ittifakı olan ABD-İsrail ikilisi, şubat ayının son gününde İran’a kapsamlı bir hava saldırısı düzenledi. Öncelikli hedef, İran’ın idari ve savaş kurmayını imha ederek ve keza eşzamanlı olarak vuruş kabiliyetine sahip riskli başlıca savaş ekipmanlarını ve lojistik alt yapısını darbeleyerek devleti başsız ve güçsüz bırakmaktı. Böylece hem zaten aylardır sokaklarda olan çeşitli kesimlerden muhalif güçlere, yararlanabilecekleri bir kaos ortamı ve atağa geçme imkânı yaratmak ve hem de İran’ın hemen karşı saldırıda bulunma kabiliyetini kırmaktı.  Somut ve net istihbarata dayalı bu hedeflerden ilkinin, tam başarıyla gerçekleştirildiği görülmekte. Öyle ki dinci koyu faşist Molla rejiminin bir numarası dahil olmak üzere, asker ve sivil üst düzey komuta heyeti adeta tümden yok edilmiş oldu.