Halil Gündoğan
5.04.2026
Ayırt edici temel
özellikleriyle USHSS (*)
USHSS’nin olmazsa
olmazları
Görüleceği üzere USHSS, belli şart ve koşulları ön gören, özgün bir devrim
stratejisidir. Yani olmazsa olmazları olan bir stratejidir. Öncelikle devrime
temel güç olacak bir köylülük gerçekliğinin olması gerekiyor. Keza düşmanın
nispeten zayıf olduğu, gerilla güçlerinin ise üslenebileceği ve büyüyerek
ordulaşabileceği uygun bir arazinin varlığı da bir başka olmazsa olmazdır. Bu iki koşulun varlığı USHSS için kelimenin
gerçek anlamıyla “olmazsa olmaz” özelliktedir. Dolayısıyla da tereddütsüzce
ifade edilmelidir ki bu iki koşul yoksa, ya da yeterince elverişli değilse; bu
realitede devrimi USHSS ile başarıya ulaştırmanın imkânı ya kalmamıştır ya da
zaten yoktur.
USHSS’nin öngördüğü
gerilla savaşı
Sorun asla salt başına bir şekilde silahlı mücadele veya daha özgün
biçimiyle uzun süreli gerilla savaşının yürütülebiliyor olmasına indirgenemez.
Çünkü hem birçok farklı koşullar altında gerilla savaşını yaratıcı yöntemlerle
sürdürmek mümkün ve hem de gerilla savaşı diğer pek çok savaş tarzında da baş
vurulan bir yöntemdir. Dolayısıyla da bazılarının yaptığı gibi USHSS asla uzun
süreli gerilla savaşına indirgenemez. Burada ayırt edici özellik, uzun süreli
gerilla savaşının, USHSS’nin öngördüğü stratejik savunma evresinin temel hedeflerini
gerçekleştirebilme kabiliyeti gösterip gösteremeyeceğidir. Yani şehirlerin
kırlardan kuşatılmasını mümkün kılacak şekilde, devrimin üs alanlarının ve
temel gücünü topraksız ve yoksul köylülüğün oluşturacağı bir devrim ordusunun
oluşmasını sağlayıp sağlayamayacağıdır. İşte ancak ki bu iki esaslı görev ve
hedefin gerçekleştirilmesi özellikleri taşıyan gerilla savaşı USHSS’nin
öngördüğü gerilla savaşı karakterine sahip olabilir.
USHSS uzun süreli
gerilla savaşına indirgenemez
Öte yandan USHSS sadece stratejik savunma aşamasının hedeflerinin
gerçekleşmesine de indirgenemez. Diğer iki aşamanın tamamlanmasını da şart
koşan bütünlüklü bir devrim stratejisidir çünkü. Özellikle toplu ayaklanma ile
karşı devrimin yenilgiye uğratılmasının koşullarını yaratacak denge sürecinin mevzi
ve cephe savaşlarıyla düşmanın stratejik üstünlüğünü bozacak ve onu savunma
pozisyonuna geriletecek bir savaş ve ordulaşma düzeyinin de oluşması gerekiyor.
USHSS her koşulda
uygulanabilir bir strateji değildir
İşte bütün bu özelliklerinden ötürü USHSS ancak ki söz konusu koşulların
varlığı halinde uygulanabilir bir devrim stratejisi olabilir. Bu koşullar yoksa
veya yeterince yoksa, açıktır ki bu strateji uygulanabilir olmaz. Dolayısıyla
da öncelikle mevcut koşulların bu devrim stratejisi için uygun olup olmadığının
saptanması gerekiyor. Ya da bir dönem uygunken, değişen sosyo-ekonomik ve keza
değişen savaş teknolojisi koşullarında hâlâ da geçerliliğini koruyup
korumadığının sorgulanması gerekiyor.
Ama ilginçtir bu stratejinin temel
omurgasını oluşturan kırlardan şehirlerinin kuşatılmasını mümkün kılan hem
devrimin temel gücü olması gereken topraksız ve yoksul köylü nüfusun şu veya bu
nedenle tasfiye edilmiş ve kırsal kesimler boşaltılmış durumda ve hem de
gelişen savaş teknolojisi sayesinde
kırsal alanlar gerillaya avantaj sağlayan ve düşmanın zayıf olduğu alanlar olma
özelliğini esasen yitirmiş olmasına rağmen bunu sorgulama gereği duymayan
komünist partiler, komünist ve devrimciler var. Kendileri sorgulamadıkları
gibi, sorgulayanları veya “sorgulayalım” diyenleri kaçkınlık, revizyonistlik ve
teslimiyetçilikle itham etmekten geri durmayanlar var. Ama yine ilginçtir bu
keskin kör savunucuların hiçbirinin uzunca bir süreden beridir Türkiye ve K.
Kürdistan kırsalında gerilla güçleri, üsleri ve yürüttükleri bir gerilla savaşı
yok. Peki niye yok? İstemedikleri ya da sübjektif nedenli geçici bir geri
çekilme taktiği uyguladıkları için mi yok? Hayır, tamamen nesnel koşulların
elvermiyor oluşundan ötürü yok. Hem kırsalda bırakalım devrimin temel gücü
olması gereken köylülüğün, dayanabilecekleri bir kitlenin kalmamış olmasından
ötürü ve hem de düşmanın sahip olduğu yeni savaş teknolojisinin kırsal alanı
USHSS gereğince kullanmaya imkân tanımamasından ötürü yok. Evet belki kentlerden
aktarılacak parti militanlarıyla yeraltı tünelleri ve daha başka yol ve
yöntemler geliştirilerek gerilla tarzı bir silahlı mücadele belli boyutlarda
sürdürülebilir. Ama bu asla hem bahsi edilen o USHSS’nin öngördüğü uzun süreli
köylü gerilla savaşı karakterinde olmaz ve hem de bu tarz bir silahlı mücadele,
şehirlerin kırlardan kuşatılarak devrime ulaşmanın koşullarını hazırlama
karakteri taşımaz.
Bilimse rehber, çıplak gerçek bu! Yani bugünün Türkiye ve K. Kürdistan
koşullarında devrimi Çin modeli USHSS ile gerçekleştirebilmenin nesnel zemini
maalesef ki bulunmuyor. Bu gerçek, partisinin 54. Yıldönümü vesilesiyle:
“Kuruluş manifestosu silahlı mücadele, devrim stratejisi Uzun Süreli Halk
Savaşı ile parça parça iktidarı ele geçirmek olan Partimiz, (…)” (yenidemokrasi36.net)
diyen TKP/ML’nin olanca iyi niyetli ve ama olabildiğince de anti bilimsel kör/dogmatik
ısrarına rağmen böyledir.
(*) Bu vesileyle şu genel yanılgıya da dikkat çekmekte fayda var: Çoğu kişi USHSS yerine "Halk Savaşı" kavramını kullanır. Oysa ilki Mao'nun geliştirdiği devrim stratejisinin kavramsal karşılığıdır. Örneğin Mao asla bu stratejiye "Halk Savaşı" demez. Çünkü Halk Savaşı, Leninist Devrim Stratejisi olan "Toplu Ayaklanma Stratejisini" de kapsayan çok daha genel bir kavramdır. Bunun için Halil Gündoğan'ın "'Türkiye' ve Sosyalist Devrim Gerçekliği" ve MKP'nin 1.Kongre Kararlarının eleştirisini konu edinen kitaplarına bakılabilir.
