Çin modeli devrim stratejisi hâlâ uygulanabilir midir?

 


Halil Gündoğan

5.04.2026

 

 

Ayırt edici temel özellikleriyle USHSS (*)

Bilindiği üzere Çin Devrim Modeli olarak da anılan devrim stratejisi, Mao Zedung’un gerek savaş literatürüne ve gerekse Marksizm-Leninizm bilimine kazandırdığı, Uzun Süreli Halk Savaşı Stratejisidir (USHSS). Stratejik Savunma, Stratejik Denge ve Stratejik Saldırı olmak üzere üç stratejik aşamadan oluşan bütünsellikli bir stratejidir. Bu strateji, stratejik savunma dönemi boyunca geçerli olan uzun süreli köylü gerilla savaşı ile güçlü bir gerilla ordusu yaratmayı ve düşmanı kırsal alanda yıpratarak ve kızıl siyasi üsler oluşturarak devrim ile karşı devrim arasında bir denge oluşturmayı hedefler. Sonra mevzi ve cephe savaşları ile bu dengeyi belirgin bir şekilde devrim lehine olacak şekilde değiştirme hedefi güder. Ve en son olarak da kuşatılmış kentlerde başlatılacak toplu ayaklanma ile karşı devrimi bozguna uğratarak, devrimi başarıya ulaştırmayı hedefler. Yani bu devrim stratejisi, Leninist veya Sovyetik Devrim Stratejisinin aksine, uzun süreli silahlı mücadele seyrinde, kırlardan şehirlerin kuşatılması esasına dayanır. Devrimin ideolojik-siyasi önder gücü proletarya olsa da temel gücü, feodal ve yarı feodal sosyo ekonomik yapının var ettiği topraksız ve yoksul köylülüktür. Yani aslında bir ‘köylü devrimi’ olarak devrim, asgari görev olarak, önüne başta toprak sorunu olmak üzere, burjuva demokratik devriminin görev kapsamında olup ta çözülmemiş olan tüm demokratik devrim sorunlarının çözümünü koyar. Devrimin azami programı ise sosyalist devrime geçişin alt yapısını oluşturmaktır.

 

USHSS’nin olmazsa olmazları

Görüleceği üzere USHSS, belli şart ve koşulları ön gören, özgün bir devrim stratejisidir. Yani olmazsa olmazları olan bir stratejidir. Öncelikle devrime temel güç olacak bir köylülük gerçekliğinin olması gerekiyor. Keza düşmanın nispeten zayıf olduğu, gerilla güçlerinin ise üslenebileceği ve büyüyerek ordulaşabileceği uygun bir arazinin varlığı da bir başka olmazsa olmazdır.  Bu iki koşulun varlığı USHSS için kelimenin gerçek anlamıyla “olmazsa olmaz” özelliktedir. Dolayısıyla da tereddütsüzce ifade edilmelidir ki bu iki koşul yoksa, ya da yeterince elverişli değilse; bu realitede devrimi USHSS ile başarıya ulaştırmanın imkânı ya kalmamıştır ya da zaten yoktur.

 

USHSS’nin öngördüğü gerilla savaşı

Sorun asla salt başına bir şekilde silahlı mücadele veya daha özgün biçimiyle uzun süreli gerilla savaşının yürütülebiliyor olmasına indirgenemez. Çünkü hem birçok farklı koşullar altında gerilla savaşını yaratıcı yöntemlerle sürdürmek mümkün ve hem de gerilla savaşı diğer pek çok savaş tarzında da baş vurulan bir yöntemdir. Dolayısıyla da bazılarının yaptığı gibi USHSS asla uzun süreli gerilla savaşına indirgenemez. Burada ayırt edici özellik, uzun süreli gerilla savaşının, USHSS’nin öngördüğü stratejik savunma evresinin temel hedeflerini gerçekleştirebilme kabiliyeti gösterip gösteremeyeceğidir. Yani şehirlerin kırlardan kuşatılmasını mümkün kılacak şekilde, devrimin üs alanlarının ve temel gücünü topraksız ve yoksul köylülüğün oluşturacağı bir devrim ordusunun oluşmasını sağlayıp sağlayamayacağıdır. İşte ancak ki bu iki esaslı görev ve hedefin gerçekleştirilmesi özellikleri taşıyan gerilla savaşı USHSS’nin öngördüğü gerilla savaşı karakterine sahip olabilir.

 

USHSS uzun süreli gerilla savaşına indirgenemez

Öte yandan USHSS sadece stratejik savunma aşamasının hedeflerinin gerçekleşmesine de indirgenemez. Diğer iki aşamanın tamamlanmasını da şart koşan bütünlüklü bir devrim stratejisidir çünkü. Özellikle toplu ayaklanma ile karşı devrimin yenilgiye uğratılmasının koşullarını yaratacak denge sürecinin mevzi ve cephe savaşlarıyla düşmanın stratejik üstünlüğünü bozacak ve onu savunma pozisyonuna geriletecek bir savaş ve ordulaşma düzeyinin de oluşması gerekiyor.

 

USHSS her koşulda uygulanabilir bir strateji değildir

İşte bütün bu özelliklerinden ötürü USHSS ancak ki söz konusu koşulların varlığı halinde uygulanabilir bir devrim stratejisi olabilir. Bu koşullar yoksa veya yeterince yoksa, açıktır ki bu strateji uygulanabilir olmaz. Dolayısıyla da öncelikle mevcut koşulların bu devrim stratejisi için uygun olup olmadığının saptanması gerekiyor. Ya da bir dönem uygunken, değişen sosyo-ekonomik ve keza değişen savaş teknolojisi koşullarında hâlâ da geçerliliğini koruyup korumadığının sorgulanması gerekiyor.

 

 Ama ilginçtir bu stratejinin temel omurgasını oluşturan kırlardan şehirlerinin kuşatılmasını mümkün kılan hem devrimin temel gücü olması gereken topraksız ve yoksul köylü nüfusun şu veya bu nedenle tasfiye edilmiş ve kırsal kesimler boşaltılmış durumda ve hem de gelişen savaş teknolojisi  sayesinde kırsal alanlar gerillaya avantaj sağlayan ve düşmanın zayıf olduğu alanlar olma özelliğini esasen yitirmiş olmasına rağmen bunu sorgulama gereği duymayan komünist partiler, komünist ve devrimciler var. Kendileri sorgulamadıkları gibi, sorgulayanları veya “sorgulayalım” diyenleri kaçkınlık, revizyonistlik ve teslimiyetçilikle itham etmekten geri durmayanlar var. Ama yine ilginçtir bu keskin kör savunucuların hiçbirinin uzunca bir süreden beridir Türkiye ve K. Kürdistan kırsalında gerilla güçleri, üsleri ve yürüttükleri bir gerilla savaşı yok. Peki niye yok? İstemedikleri ya da sübjektif nedenli geçici bir geri çekilme taktiği uyguladıkları için mi yok? Hayır, tamamen nesnel koşulların elvermiyor oluşundan ötürü yok. Hem kırsalda bırakalım devrimin temel gücü olması gereken köylülüğün, dayanabilecekleri bir kitlenin kalmamış olmasından ötürü ve hem de düşmanın sahip olduğu yeni savaş teknolojisinin kırsal alanı USHSS gereğince kullanmaya imkân tanımamasından ötürü yok. Evet belki kentlerden aktarılacak parti militanlarıyla yeraltı tünelleri ve daha başka yol ve yöntemler geliştirilerek gerilla tarzı bir silahlı mücadele belli boyutlarda sürdürülebilir. Ama bu asla hem bahsi edilen o USHSS’nin öngördüğü uzun süreli köylü gerilla savaşı karakterinde olmaz ve hem de bu tarz bir silahlı mücadele, şehirlerin kırlardan kuşatılarak devrime ulaşmanın koşullarını hazırlama karakteri taşımaz.

 

Bilimse rehber, çıplak gerçek bu! Yani bugünün Türkiye ve K. Kürdistan koşullarında devrimi Çin modeli USHSS ile gerçekleştirebilmenin nesnel zemini maalesef ki bulunmuyor. Bu gerçek, partisinin 54. Yıldönümü vesilesiyle: “Kuruluş manifestosu silahlı mücadele, devrim stratejisi Uzun Süreli Halk Savaşı ile parça parça iktidarı ele geçirmek olan Partimiz, (…)” (yenidemokrasi36.net) diyen TKP/ML’nin olanca iyi niyetli ve ama olabildiğince de anti bilimsel kör/dogmatik ısrarına rağmen böyledir.

(*) Bu vesileyle şu genel yanılgıya da dikkat çekmekte fayda var: Çoğu kişi USHSS yerine "Halk Savaşı" kavramını kullanır. Oysa ilki Mao'nun geliştirdiği devrim stratejisinin kavramsal karşılığıdır. Örneğin Mao asla bu stratejiye "Halk Savaşı" demez. Çünkü Halk Savaşı, Leninist Devrim Stratejisi  olan "Toplu Ayaklanma Stratejisini" de kapsayan çok daha genel bir kavramdır. Bunun için Halil Gündoğan'ın "'Türkiye' ve Sosyalist Devrim Gerçekliği" ve MKP'nin 1.Kongre Kararlarının eleştirisini konu edinen kitaplarına bakılabilir.