Arkadaşlar Merhaba

 


Halil Gündoğan

4.07.2026

 

 

Bildiğiniz üzere İsviçre devleti uzunca bir süre iltica talebimi kabul etmedi. İlk negatif kararı bir buçuk yıl sonra vermişti. İtiraz ettiğimiz Federal Mahkeme dosyayı üç yıl gibi oldukça uzun bir süre rafta tuttu. Sonra, delillerin titizlikle incelenmediği gerekçesiyle dosyayı ilk mahkemeye geri gönderdi. Bu mahkeme de işi resmen sürüncemeye bıraktı. Bunun üzerine sizlerin de imzalarınızla katkı sunduğunuz o malum imza kampanyasını başlattık.

 

Bu süreçte avukatım sayın Nesrin Ulu, kasti olarak kararı geciktirdiklerinden ötürü alt mahkemeyi üst mahkemeye şikâyet etmekle tehdit etti. Bir ay sonra cevaben yazdıkları mektupta, bir iki haftaya karar vermeyi umduklarını ifade ettiler. Ancak o bir iki haftanın üzerinden iki ay geçtiği halde yine karar vermeyince, avukatım tehdidini tekrarlamak zorunda kaldı.

 

Tabii bu arada bana yaya geçidinde bir araba çarpıp, ayağımda sekiz kırığın oluşmasına sebep oldu. Buna ilişkin hastane raporlarını ve keza imza kampanyası sonuçlarını da kendilerine ulaştırmıştık.

 

Velhasıl bütün bunların da olumlu etkisiyle, nihayet iltica talebimi kabul ettiler. Bunu Temmuz’un ilk günü tarafımıza resmen bildirdiler de.

 

Oysa karar vermeleri için dosyada her şey mevcuttu. Böyleyken yedi yıl kasti olarak beklettiler. Yarı açık cezaevi benzeri koşullarda, izole bir yaşamla sindirmeye çalıştılar. Çalışma ve İsviçre dışına çıkma izni yok. Az bir harçlıkla kıt kanat bir yaşam…

 

Neyse sonuçta kabul ettiler. Bu kararın alınmasında kuşkusuz ki imza kampanyasının da etkisi olmuştur. İşte bundan ötürü hem bu sonucu sizinle paylaşma gereği duydum ve hem de dostane dayanışmanızdan ötürü teşekkürlerimi iletmek istedim. Sağ olun, var olun.